Sayfalar

Saoirse Ronan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Saoirse Ronan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2011 Cuma

SİHİRLİ ŞEHİR/THE CITY OF EMBER

SİHİRLİ ŞEHİR
Lina Mayfleet ile Doon Harrow, Ember Şehri’nde yaşayan iki arkadaştır. İkisi de mesleklerini seçmek üzeredirler, okullarını bitirmişlerdir. Küçükken aralarında yaşadıkları tartışmadan sonra bir daha asla birbirleriyle konuşmazlar, ta ki çektikleri meslekleri değişme kararı alana kadar. Şehirde de gün geçtikçe elektrik kesintileri artmaya başlamış, her kesildiğinde de şehir karanlığa boğulmuştur. Bir gün Lina, küçük kardeşi Poppy’nin yemeye çalıştığı kâğıttaki talimatları keşfeder ve bu talimatların gizemini çözmeye çalışırlar. Belki de Lina’nın hayalindeki şehri bulabileceklerdir. Kader Doon ile Lina’yı tekrar bir araya getirir.
Aynı zamanda filmi de olan kitabın yazarı Jeanne DuPrau. Nefes kesici bir yolculuğa eşlik etmemizi sağlamış yazar.  O kadar beğendim ki ikinci kitabını okuyorum şu anda. Onun hakkında da yazacağımın garantisini veririm.
Filme gelince de başrollerde güzel ve genç yıldız Saoirse Ronan (Hanna, Özgürlük Yolu), Harry Treadaway (Fish Tank), Tim Robbins (Esaretin Bedeli, Dünyalar Savaşı) ve Bill Murray (Bir Konuşabilse, Get Low) yer alıyor.
Tim Robbins, Bill Murray, Saoirse Ronan, Harry Treadaway

Filmin yönetmeni ise Oscar adaylı Gil Kenan. Aynı zamanda “Monster House” filminin de yönetmenliğini yapmıştır.
Film ile kitabı karşılaştırınca kitabın bende daha fazla etki bıraktığını fark ettim. Jeanne DuPrau’yu bu konuda kutlarım, iyi bir esere imza atmış. Filmi de zevkliydi; ancak kitabın yerini tutamayacağını düşünüyorum.
-Su Yılmaz-
                                   CITY OF EMBER
Cover of the book

Lina Mayfleet and Doon Harrow are close friends who live in Ember. They’re both about to choose their jobs, graduated from school. They never talk to each other after an argument they had when they were kids, until they decide to switch the jobs they chose. In the city, there are more power cuts day by day and with a power cut the city gets into deep darkness. One day, Lina finds out that there were instructions on a paper that her little sister has already chewed. Doon and Lina try to reconstruct the instructions and the adventure begins. Destiny made them closer.
Doon and Lina

The book also has a movie and the author of it is Jeanne DuPrau. She made us get into the breathtaking adventure. I’ve liked it so much that i started the second book of Ember. I guarantee i’ll write an article about it soon.
Cast is the beautiful young Saoirse Ronan (Hanna, The Way Back), Harry Treadaway (Fish Tank), Tim Robbins (Shawshank Redemption, War of the Worlds) and Bill Murray (Lost in Translation, Get Low)
The director of the movie is Oscar nominee Gil Kenan. He also directed Monster House.
Comparing the book and the movie makes me think that book’s better; because it takes you away from the moment and makes you excited when you read. So i think Jeanne DuPrau has written a succesfull book but i can say that i also love the movie. (just because of the cast)
-Su Yilmaz-

11 Haziran 2011 Cumartesi

HANNA

            Hanna, babası Eric tarafından Finlandiya’nın uçsuz bucaksız ormanlarında bir ölüm makinesi olarak yetiştirilmiştir. Henüz 16 yaşında olmasına rağmen dövüş sanatlarında ustadır. Babası tarafından ilk suikastını gerçekleştirmesi için Avrupa’ya gönderilir. Hedef annesini öldüren Marissa Wiegler’dır. Wiegler’ın hedefi ise eski CIA ajanı Eric Heller ve kızı Hanna’dır. Bu, uyum sağlayanın hayatta kalacağı bir oyundur.
            Filmin yönetmeni Aşk ve Gurur’dan ve Kefaret’ten de tanıdığımız Joe Wright. Başrollerde ise Oscar adayı, güzel yıldız Saoirse Ronan (Özgürlük Yolu, Cennetimden Bakarken), Eric Bana (Boleyn Kızı, Truva) ve Oscar ödüllü Cate Blanchett (Robin Hood, Elizabeth:Altın Çağ) yer alıyor.
            Film gerçekten güzel bir senaryoya sahip. Bunun filme aktarılışını da beğendim. Oyunculuklarda ise en beğendiğim Saoirse Ronan’dı; çünkü Hanna’nın gerçekleşmesini başarıyla sağlamış. Cate Blanchett zaten harikalar yaratmış. Saoirse’ın birçok filminde başarılı olduğunu düşünüyorum.
İyi seyirler dilerim…
-Su Yılmaz-

            Hanna, is became a death machine by her dad, Eric in Finland’s forests. She’s a real pro in martial arts even she’s only 16! She’s sent to Europe to sabotage by her dad. The target is the killer of her mother: Marissa Wiegler. Wiegler’s target is also the ex CIA agent Eric Heller and his daughter Hanna. That’s a game that a person who adopts will survive!
            The director is Joe Wright (we also know him as Pride&Pridejudice and Atonement’s director) Starring Oscar nominee, beautiful Saoirse Ronan (The Way Back, The Lovely Bones), Eric Bana (The Other Boleyn Girl, Troy) and Oscar winner Cate Blanchett (Robin Hood, Elizabeth:Golden Age)
            I think the movie has an interesting subject. I’ve liked the way they use it in the movie. The subject makes the movie lot more gorgeous. In performances i’ve liked Saoirse Ronan most; because she successfully turned into Hanna. Cate Blanchett was –of course- so perfect.
Have fun!
-Su Yılmaz-
Saoirse Ronan

9 Mayıs 2011 Pazartesi

THE WAY BACK/ÖZGÜRLÜK YOLU

          Uzun bir süre yazmadığım için sizden özür diliyorum ve yazıma geçiyorum. Bugün sinema kuşağında “The Way Back” var. Janusz, (Jim Sturgess) 1940’lı yılların Sibirya’sında, casus olduğu gerekçesiyle bir çalışma kampına esir olarak gönderilir. Ne var ki bu kampta yaşam koşulları çok ağırdır, üstelik cezası da 20 yıldır!  O da arkadaşı Khabarov’un (Mark Strong) önerisiyle bir kaçış planı yapar ve arkadaşları Amerikalı Mr. Smith (Ed Harris), Kazik, Tomasz  ve Valda (Colin Farrel) ile yola çıkar. Lakin onları çok zorlu bir yolculuk bekliyordur.
Yönetmenliğini Avustralyalı yönetmen Peter Weir (The Truman Show, Ölü Ozanlar Derneği/Dead Poets Society) yapıyor. Oyunculuklara gelince, bu filmde favorim Ed Harris (Şiddetin Tarihçesi/The History of Violence) oldu. Kendine güvenen bir karakter olan Mr. Smith’i başarıyla canlandırmış. Ayrıca Saiorse Ronan’ı (Cennetimden Bakarken/The Lovely Bones) da kısa bir süreliğine de olsa görmek güzeldi. Başrolde ise 21’den tanıdığımız Jim Sturgess yer alıyor.
Filmde verilmek istenen mesaj ise azmin her şeyi başarabileceğidir. Nerede olursanız olun, umudunuz varsa çölde bile başarıya ulaşırsınız. Ayrıca filmde, National Geographic’in destek olduğu doğal manzaralara hayran kalacaksınız.

Filmi Türkiye’de 14 Haziran 2011’de seyredebilirsiniz. İyi seyirler!

                 ENGLISH VERSION
            I’m so sorry that i couldn’t write for a while and want to write about movies. Today’s movie choice is “The Way Back.” Janusz, becomes a prisoner in a gulag just because of being a Polish spy in 1940s. Unluckily, in this gulag, life is becomes harder day by day, and he has tos tay there about 20 years! So he plans to escape from here by his friend, Khabarov’s (Mark Strong) advice and gets off with his friends, Mr Smith (Ed Harris), Kazik, Tomazs and Valda (Colin Farrel) Unfortunately, danger is everywhere; especially in nature!
            This movie’s director is Australian Peter Weir (The Truman Show, Dead Poets Society) and my favorite actor in that movie is Ed Harris (History of Violence) He acts a self-confident man well. Also, it felt so good to see Saiorse Ronan (The Lovely Bones). We can see Jim Sturgess (21, movie) as Janusz, too.
            The message we can get from that movie is hope can make you do everything. Even in a desert you can achieve and become successfull.
            You’ll also love the natural sights that National Geographic supports! Have fun!
"Inspired by the true events!"