Sayfalar

Sacher etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sacher etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Temmuz 2012 Perşembe

VİYANA'DA KAHVE VE TATLI MOLALARIMIZ

2011 yazı-Başak'la Viyana'da

Bizim Viyana sevdamıza çok sevdiğim arkadaşım Başak iki yıldır eşlik ediyor. Onunla Viyana sokaklarında farklı farklı kafelerde mola veriyoruz. Türkiye’den uzak, dertlere bir tık mola oluyor. Sokaktan gelen geçenleri seyredip, bol bol kıkırdıyoruz. Öldüren yorumlarımızla dünyayı çekiştiriyoruz; ama en çok tatlıları yerken kendimizden geçiyoruz… Kahvelerimiz ve Viyana’nın o meşhur tatlıları. Viyana’da olmanın olmazsa olmazı mis gibi kahve kokan kafeleri. Dillere destan tatlıları. Zaten Viyana’nın en sevdiğim yanı sokaklarında klasik müzik dinleyerek bu enfes kafelerde mola vermek ve tatlılarını denemek… Şimdi size bu molalarımızın fotolarını sunmak istiyorum. Şöyle arkanıza yaslanın, oradaymış gibi bizim tatlı molalarımızı hayal edin ve bana kızmayın lütfen, zira canınız çok çekebilir bu tatlılarıJ))
Mariahilferstrasse Vapiano- Tiramisu

Bu yıl Vapiano’ya çok uğradık. New York’ta da severek gittiğimiz Vapiano İtalyan bir restaurant. Dolayısıyle tatlılar İtalyan. Sunumları ve lezzetleri tam puan.
Hawelka Cafe- Apfel Strudel

Hawelka Cafe Viyana’nın en eski kafelerinden biri. Melange kahvesi ve apfel strudel’i bence Viyana’nın en iyisi. Kafe ara sokakta tıklım tıklım kalabalık. En son gün bir sene yiyemeyeceğim diye koşarak tok olmama rağmen apfel strudel yedim. O kadar yani…
Michele Cafe- Profiterol

Mariahilferstrasse’de alışverişten bunalıp mola vermeniz için güzel bir bahane. Kahvenizi için, bu değişik kavanozda sunulan beyaz çikolatalı profiterolu deneyin derim. Dinlenmeniz bitince hemen yanındaki Butler’s ve Interio’dan eviniz için değişik gereçler alabilirsiniz. Ben valizim aldığınca topluyorum her şeyi…
Aida Cafe-Cremschnitte

Aida Cafe her yerde var ama biz Stephanplatz’dakine oturuyoruz. Gelen geçeni seyretmek nefis. Çok popüler bir kafe, tatlıları da denemeye değer. Buranın Cremschnitte, Capresse Cake ve Naugattasche tatlıları meşhur.
Starbucks Cafe- Blueberryli Muffin& Rockslide Brownie

Hani Viyana’da olup Starbucks’da mola verilir mi dediğinizi duyabiliyorum. Ama öyle bir köşedeki önünde adı duyulmamış müzisyenler mini konserler veriyor mecburen hemen oracıkta takılıyorsunuz. Bu molamızda dört Rus bayan sanatçı beni benden alıp götürdüler. Tüylerim diken diken, gözlerim dolu dinledim. Yaşlandıkça iyice ağlak bir kadın oldum ben yaaaJ))
Vapiano-Cheesecake

Yine Vapiano yine İtalyan bir tatlı…
Demel Cafe- Mohnstrudel Gezogen

Demel Cafe Hofburg Sarayı’nın karşısında nefis döşenmiş ünlü bir cafe. Tüm tatlıları yemelik. Satılan kekleri gördükçe gözlerime inanamadım…
Aida Cafe- Capresse Cake

Aida Cafe’de yorgunluk atıp hiç un kullanmadan yapılan Capresse Cake deniyoruz.
Michele Cafe- Çilekli Tiramisu

Bu çilekli tiramisuyu denemeden gelmeyin. Yediğim en en iyi tiramisu…
Mozart Cafe- Apfel Strudel

Mozart Cafe yazıma bakınız. Kocaman öptüm siziJ))
Sacher Cafe- Sacher Torte

Yine ne olur kızmayın Sacher Cafe yazımı okuyunuz, ayrıntılar için…
Peki, benden bu kadar. Tatlı bir hayat dileğimle…

11 Temmuz 2011 Pazartesi

VİYANA SACHER CAFE- SACHER TORTE


Viyana’ya gelen sevgilim dün gitti, biraz buruğum. Blog yazılarına ve Viyana günlüklerine devam. Viyana’yı gezerken yorulduğumuzda mola vermek için tüm caféleri denedik. Viyana’nın olmazsa olmazlarından biri de tarihi caféleri. Avrupa’daki café kültürünün doğum yeri Viyana. Viyana'ya bu kültürün nerede geldiği de çok ilginç; Türklerden. 15. yüzyıldan itibaren kahvehane ya da kıraathaneler Ortadoğu ülkelerindeki ilk sosyalleşme mekânları olmuş. İlk olarak 1457 yılında İstanbul'da Kiva Han isimli café yani kahvehane açılmış. Osmanlılar kahve kültürünün Avrupa'da yayılmasında büyük rol oynamış. II. Viyana Kuşatması’nın ardından Osmanlılar kahve kültürünün Avrupa'da oluşmasına ön ayak olmuşlar. Viyana'da Türk kahvesi de menülerde yer alıyor ve tüm kahveler bizim Türk kahvesini servis ettiğimiz gibi bir bardak su eşliğinde servis ediliyor.

Viyana denilince gidilmesi gereken mekanlardan biri de Sacher Cafe ve onun meşhur Sacher Torte’si. Orjinal Sacher Torte aslında 1832 yılında Franz Sacher tarafından yaratılmış. Kekin dışı çikolata ile kaplı. Kekin arasında ince bir kayısı marmeladı var. Geleneksel olarak yanında whipped cream (krem şanti) ile sunuluyor. Sacher Torte’nin yanında Wiener Melange (coffee with milk) içilmesi tavsiye ediliyor.  Servis edilen her dilim kekin üzerinde bir adet Sacher yazan çikolata var.

 Turtanın tarifi yüzyıllardır saklanıyor ve hikâyesi de ilginç; 1832 yılında saray için yapılacak bir ziyafetin hazırlıkları esnasında tatlılardan sorumlu olan aşçı hastalanır ve ziyafetin tatlısını hazırlama görevi 16 yaşında ki genç aşçı Franz Sacher'e kalır. Gecenin sonunda yaptığı kek çok beğeni toplar, Hotel Sacher tarafından patenti alınır ve tarifi yıllar boyunca kuşaktan kuşağa saklanarak aktarılır. Ben diyorum her zaman her işte bir kısmet var diye. Kim bilebilirdi dünyaya mal olacak bir lezzetin doğuşu bir terslikten olsun? Ben beğendim bu lezzeti. Çikolatalı lezzetler ilgi alanım olduğu için güzel.
 Hem café hem de küçük bir satış mağazası aynı zamanda. Paket yaptırmak isterseniz Sacher Torte için özel ahşap kutular mevcut. Sunum şekilleri etkileyici. Sacher Torte dünyaca ünlü bir lezzet. Buraya gelip te bu tadı denemeden dönmeniz büyük kayıp olur. Çalışanların fotosunu çekmek istiyorum ama sadece cafénin içini çekmeme izin veriyorlar. Çok şık içerisi, kekten alıp ülkenize götürmek isterseniz 15-20 gün dayanıyor. Biz dışarda oturduk, cıvıl cıvıl sokak, gelip-geçenlerin şıklığı ve lezzet bizi mest etti. Özlemlerimizin ve bıraktıklarımızın dışında anılarımızdan hiç çıkmayacak bir pozu çekiyor belleğimiz. Güzel bir an, tatlı bir an… Neden didişip dururuz, kapris yaparız, karışıp kalırız birbirimize?  Hayat o kadar güzel ve tatlı ki neyi paylaşamayız? Kıskançlıklar, kavgalar, küsmeler niye? Bu dünyada herkesin derdi kendiyle, her kes kendinden sorumlu. Karmalarımızı kirletmek niye? Yaptığımız her olay bizden bir şeyler götürüyor aslında. Oysa tertemiz bir yaşam, tertemiz düşünceler hepimize mutluluk getirecek. Ben artık bu felsefeyle bakıp etrafıma kocaman gülümsüyorum. Hiç kimseyle derdim yok, tek başıma kendimden sorumluyum. Hımmm kızımın, eşimin ve çevremin ihtiyacı olduğu sürece, beni çağırdıkları sürece yanındayım. Beni hayatlarında istedikleri sürece sevgim onların.  Daha fazlası yorucu ve yıpratıcı.  Zaten ilgilenmiyorum daha fazlasıyla. Kim ne yapmış bu saatten sonra umurum değil. Yatırımımın kendime. Kendi hayatımı, geleceğimi tertemiz yapmak hedefim. Tavsiye ederim, işler daha kolay hallediliyor böyle olunca. Çok konuştum. Staatsoper (Devlet Opera) binasının tam karşısında Hotel Sacher’in altında ki Sacher Café’ye yolunuz düşerse söylediklerimi hatırlayın ve kocaman bir dilim Sacher kekin keyfini çıkartın…
Sevgi ve saygı hiç eksilmesin hayatınızdan…